|
Page 12 of 17
Gün olur asra bedel
Cengiz Aytmatov (VI ,s.147-150)
Çev.Refik Ozdek
O gün ogleden sonra,Buyuk Okyanus ta,Aleut adalarînîn güneyinde deniz çîrpînmaya
Basladî..Amerika kîtasînîn guneyinde düzluklerinden kopup gelen güney – dogu ruzgârî yavas yavas hîzînî arttîrarak yönunu iyice belli etti.Koca deniz birden kabarîp çalkanmaya,birbirini kovalayan dalgalar da iyice yukselmeye basladî. Bu durum,bir fîrtînanîn degilse bile,denizin uzun süre dalgalî kalacagînîn bir belirtisiydi.
Okyanusun ortasînda meydana gelen bu dalgalar „Konvansiyon „ uçak gemisi için bir tehlike yaratmazdî.Baska zaman olsa durusunu degistirmeye hiç gerek gormezdi.Ama o gun,ust mercilerin görusunu almak için giden ve olaganustu yetkilerle donatîlmîs komisyon uyeleri tasîyan iki uçagîn her an donmesi bekleniyordu. Onun için yan sarsîntîlarî azaltmak,inis kolaylîgî saglamak amacîyla burnunu ruzgâra çevirdi. Isler yolunda gitti.önce San Fransisko dan sonra Vladivostok tan havalanan uçaklar guverteye indiler.
Her iki komisyon tam kadro ile dönmustu.Dusunceli gorunuyor ve hiçbirinin agzînî bîçak
açmîyordu. Gelislerinden onbes dakika sonra gizli toplantîyî baslattîlar.Toplantînîn baslamasîndan bes dakika sonra da,Iye nin uydusu bir gezegende bulunan zorunge istasyonu
Parite nin kozmonotlarî 1-2 ve 2-1 e acele bir telsiz bildirisi gönderildi.Bildiri soyleydi:
„Yorunge istasyonu denetleyici kozmonotlarî 1-2 ve 2-1 e bildiri : Günes sisteminin dîsîna
çîkmîs olan Parite kozmonotlarî 1-2 ve 2-1 e,hiçbir harekette bulunmamalarînî duyurunuz.
Ortak Yonetim Merkezi nden yeni bir emir alîncaya kadar yerlerinden kesinlikle ayrîlmasînlar.”
Bundan sonra ,olaganustu yetkilerle donatîlmîs komisyon uyeleri,bir dakika kaybetmeden,uzay bunalîmîna bir çozum bulmak için, kendi görus ve tekliflerini ortaya koymak uzere toplantîyî surdurduler.”Konvansyon” uçak gemisi burnunu ruzgâara vermis,ardî arkasî kesilmeyen dalgalar arasînda kîmîldamadan duruyordu.O anda bu gemide butun dunyayî ilgilendiren bir kararîn alînmakta oldugunu kimse bilmiyordu.
* * *
Bu yerlerde trenler dogudan batîya,batîdan doguya gider gelir... gider gelirdi...
Bu yerlerde demiryolunun her iki yanîanda îssîz,engin,sarî kumlu bozkîrlarîn özegi
Sarî – Ozek uzar giderdi...
Cografyada uzaklîklar nasîl Greenwich meridyeninden baslîyorsa,bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanîrdî.
Trenler ise dogudan batîya,batîdan doguya gider gelir...gider gelirdi...
Ana – Beyit mezarlîgîna iki saatlik yollarî kalmîstî.Sarî – Ozek bozkîrlarînda cenaze alayî
ayni duzende ilerliyordu:Karanar în uzerine oturmus Yedigey en önde giderek yol gösteriyordu.Karanar yine yorulmak bilmeyen ayni genis adîmlarla yurumekteydi. Onun
ardîndan traktor ve traktore kosulu, uzerinde Kazangap în tabutu bulunan romork vardî.
Romorkta kaynatasînîn cenazesi yanînda tek basîna oturan Ayzade nin kocasî ve merhumun damadî vardî.En geride ise Belarus marka yol kazma makinesi.Onlarî,bazen one geçen ,bazen geride kalan,bazen de kendine göre onemli bir sebeple oldugu yerde duralayan genis gögüslu
Kîzîl tuylu kopek Yolbars takip ediyordu.
Tepelerine dikilen günes iyice kîzdîrîyordu ortalîgî.Yolun buyuk bir bolumunu geride bîrakmîslardî ama,ilerledikce, bir tümsegin ardîndan baska bir tumsek çîkîyor, engin Sarî – Ozek bozkîrînîn ufka kadar uzanan yeni bir göruntusuyle karsîlasîyorlardî.Simdi,
vaktiyle Sarî- Ozek ibastan basa istilâ eden Juan-Juanlar în oturdugu yerden geçiyorlardî.
Baska yerlerden gelen ve buralarda uzun sure kalan Juan – Juanlar kötu bir nam bîrakmîslardî.
Onlarla bolgenin yerli göçebe asiretleri arasînda,su kuyularî ve otlarî yuzunden ardî arkasî kesilmeyen savaslar olurdu.Savasî bazen berikiler kazanîrdî,bazen otekiler. Yenilenler topraklarîndan bir bolumunu kaybeder,kazananlar ise kendi topraklarînî büyutur,ama yine yanyana yasamaya devam ederlerdi. Yelizarov un anlattîklarîna göre o zamanlar suru beslemeye elverisli olan Sarî – Ozek,ugrunda savasmaya degermis.O zamanlar,ilkbaharda ve sonbaharda bol yagmur yagarmîs,büyukbas ve kuçukbas hayvan surulerini beslemeye yetecek kadar bol ot bitermis buralarda.Bundan baska buraya tucarlar gelir,panayîrlar kurulur,
her türlu alîs-veris yapîlîrmîs.Fakat bir zaman gelmis,iklim birden degismis,yagmur yagmaz,otlar bitmez olmus,kuyular kurumus. Surulerine ot bulamayan göçebeler ve buralarî uzaktan gelip isgal eden Juan – Juanlar surulerini alîp dagîlmîslar. Juan –Juanlar bir daha hiç
görulmemis . Simdi Volga denen Itil nehrî boyuna gitmisler ve orada batîp yok olmuslar. Ne
geldikleri yeri bilen var,ne gittikleri yeri.Bir söylentiye göre de lânetlenmisler,kargîlanmîslar.
Kîsîn Itil in uzerinden geçerlerken buzlar yarîlmîs,çoluk – çocuklarî,mallarî,davarlarîyla buzlarîn altînda kalmîslar...
Sarî –Ozek in yerlileri olan Kazaklar ise ulkelerini terketmemis.Yeni yeni kuyular kazîp su bulduklarî yerlerde toplanmîslar.Yine de pek tenha imis.Sarî – Ozek ancak savastan sonra,su tasîyan tankerler ise koyuldugu zaman baslamîs. Tanker sürucusu bolgeyi iyi tanîrsa,otlakta,üç – dort ayrî yerdeki surulerin su ihtiyacînî karsîlîyormus.Büyuk suru sahipleri,çevredeki sovhozlar ve kolhozlar o zamanlar buralarda mandîralar kurmayî,böy-
le bir yatîrîmîn neye mal olacagînî ve risklerini bile dusunmusler. Iyi ki bunu dusunurken
epey zaman kaybetmisler ve bu arada,Ana – Beyit yakînînda bir sehir olusuvermis.”Posta
Kutusu „ diyorlardî bu adsîz sehire. „Posta Kutusuna „ gittim,”Posta Kutusu ndan geldim „ „Posta Kutusu ndan sunu aldîm... bunu aldîm”diyorlardî.Posta Kutusu zamanla büyumus,bir
asfalt yolla bir yandan uzay üstune, öbur yandan demiryoluna baglanmîs ve buraya yabancîlarîn girmesi yasaklanmîstî. Iste,Sarî –Ozek te bu defa endustrilesmis bir yerlesim kurulmasî böyle olmustu.
Orada geçmisten kalan tek iz Ana –Beyit mezarlîgî idi. Devenin çift horgucu gibi tîpatîp birbirine benzeyen ve bu yuzden Ekiz Tobe ( Ikiz Tepe ) denilen iki tepenin uzerindeydi
Ana – Beyit.Bu mezarlîk bolgenin en kutsal mezarlîgî sayîlîyordu.Eskiden bazî aileler
Ölulerini buraya öyle uzak yerelerden getirirlerdi ki cenaze alayî geceyi bozkîrda geçirmek zorunda kalîrdî. Ve ölunun yakînlarî merhumu Ana-Beyit e gömmus,ona boyle bir saygî gös
terebilmis olmakran haklî bir gurur duyarlardî.Halk içinde en çok sayîlan,sevilen,bilgili,
haklî bir üne sahip insanlar buraya gömülurlerdi.Her seyi bilen ve bolgeyi çok iyi tanîyan
Yelizarov bu mezarlîga „Sarî –Ozek Anît Kabri „ derdi. ( devam)
|