|
Page 14 of 17
I Bölüm
23 Agustos 1944...Rus kuvveti zapt etti butun Romanya yî.Boyle baslîyor yarîm asîr suren karanlîk.Son üç asîrlarîn tarihleri boyunca ruslarîn expansyon politikalarîn tesirlerini
çeken turk milletlerin arasînda,en kanlî ve en vahsiyce ezilmis olan kîrîmtatarlarî için,yabani
bir tarih sayfasî açîlîyor.Romenlerin yanînda ve o bir azînlîklarîn içersinde,tatarlar,eski ve asîl rus dusmanî gibi tanîlan millet,artîk yasîyorlar ne demek rus komunizma soykîrîm politikasî. Kîrîm dan kaçmîs tatarlarîn dorduncu ya da besinci nesilleri, ümitle „Ak topraga”
yerlesmis olan dedelerin torunlarî,Kara Deniz boyunda ve Dobruca nîn içersindeki koylerde kendi tertiplerinde, dinlerini ve adetlerini kimliklerini unutmadan hayat süruyorlar, bir gün
Vatana doneriz umutu ile.Geldiler rus askerleri.Köy baslarîna,dagdan,tepeden, süru,süru,doldurdular yer ve havayî.Rus askerleri sardîlar koylerin yollarînî,evlerden,kapî basarak aldîlar,sorup yada sormadan,her ne varsa yiyecek. Kim bilmedi mallarînî ve
hayvanlarînî ormanlara saklamaya,bir omur topladîklarînî duymadan kayîb ettiler,bir kas saatte. Ruslarîn aralarînda turkce ve tatarca bilenler vardîlar,biraz soz romence bilenler,
onlar istediler ekmekler arasînda kîzlarî ve kadînlarî. Uç yasînda kîskene bir tatar kîzî idim,
hatîrlîyorum nasîl orman içinden suru,suru, asker geldi,sarî saslarî,mavi gözleri,sert yuzleri,
esyia dolu arkalarî,ve cepleri,vahsiy bakîslarî, korkutup halkîmîzî. Eger bilseydim ne zorluklu
günler getiriyor tarih bizler için,belkide hayatî balalîkta kapatîrdîm,onlarîn yardîmlarî ile...
Rus askerleri geldiler. Köy ve sehir artîk onlarîn izini ile nefes alacaktîr.Genç ve ihtiyar,aglastîlar,harb bitti deyemi,yoksa yeni baskîntîlar basladî,deyemi,bilmeden,korkular
Içinde evlerimiz karanlîkta kaldî.
Pencereler ve kapîlar kapalî, gözlerimizin yaslarîila,izledik,nasîl tertipsiz surude,yuksek seslerle,dolastîktan sonra her – bir yerleri,çîkîp bos avullardan,köyumuzun
o bir kenarînan,gittiler,komsu koyun yolunu tutup.
Evin ve koyun ihtiyarlarîndan duyduk: „nemse gitti, rus geldi!” 1877 harbinden sonra,Dobruca nîn koylerinde,oz tertiplerinde,oz adetlerinde tatarlar yasiyorlardaî hiç
bir zaman unutmadan Kîrîm Ana Vatanlarînî ,kurtulus ve donus gununu bekleyerek.
Nemsenin,almanlarîn gidisleri ve ruslarîn gelmeleri yîkîlmayan umit îsîgînî genede sondurmustu. Bazî tatarlar sehirlerde hayatlarînî geçiriyorlardî,amma,tatarlak hasretliklerini koylere gelip yeniyorlardî.Onlarda ,taa o zamanlardan,romenlesme korkusu vardî.Koy,kuçuk
Bir cemiyet,imam-hatibi,hocasî ile kucuk tatar mektebile,kahcesile,sevinçleri ve dramlarî ile,
kendi hayatînî eskilik ve yenilik arasînda karîstîrmalarla,yasiyordu.
Hîdîrlezler, tepresler,bayramlar,dugunler,senlikler isinde geçiyordu,cenazelerde butun koy aglîyordu.Çocuklar mekteplerde tatarca – turkce ders alîyorlardî,Kuran gesme imtihanî vardî,romen mekteplerinde devam ediliyordu 4-7 sînîfa kadar,tatar koyunde olsa,olsa,bir aile
Romen yasardî. Kadînlarîn çogusu koyden baska yer kormeden oluiyordu,erkekler askerlik sartlarînî yaptîklarî zaman memeleketi tanîyiordular,ya da,zekki ve zengin erkek çocuklarî
Medcidiye sehrinde Musluman Seminarînda,köyde dort sînîf okuduktan sonra,sekiz yîl okumak devamînî basarîyorlardî. Seyrek,bir kaç koyden gidebilirdi,okumaya ya da göç,
Istanbul a ve baska ulkelere.
Köylerde,bir – iki bay,bir kas haci,ileri gelen olup,iyide ve fenada,davalar görup,barîstîrîp
ya da sondurup,tatar cemiyetin hayatînî iyilik yoluna yerlestiriyorlardî.
Artîk,ikinci dunya harbi bu topraklarda, agustos 1944 yîlînda son için kararlarînî vermeye ugrasîyordu.Yeni sistem hayatî baslamakta idi.
1944 yîlînîn son aylarî etraftakî harb haberlerile gesti,dugunler,cenazeler duvalar doldurup koy hayatlarînî.1945 yîlîn ilk aylarî artîk duydurdu denismeleri „Komunistler kuvvette,Komunist Parti herkeze tooprak verecek,zenginlerin dunyasî bitti,artîk fakirler cemiyetin ustunde olacaklar” sözleri,yavasca,buyuyen seslerle duyulmaya basladî tatarlar arasînda.Zaten kîrîmlî muhacirlerin soyledikleri onlarîn kulaklarînda boyle kalmîstî:”ilk
Defa milleti kazanmak için herkeze tarla verilecek,senesine ,o tarlalar alînacaktîr,ve kooperatif kurulacak...hiç bir serbestlik kalmayacak...”
1945 yîlîn Mart ayînda sevinçle doldu koylerimiz:”Toprak veriliyor!” Tarîmsal Reform
köyu ikiye böldu :fakir seviniyor,zengin aglîyor.Uç hektar verildi her ayleye,bu reformu yapanlar muallimler,muhtarlar,kâtipler oldular.Camilere de hak tanîldî 5 hektar verildi ,
isteyen,tatar ya da her ne millet olsada,kabul edildi Komunist Partisine.Ona girenler fakir,cahil adamlar oldular,nasîl tuvarcilar,çobanlar,huylu adamlar ;baylar,haciler, kâtipler,muallimler,çekildiler hayattan,umitsiz bir beklenme aldî insanlarî 50 hektardan fazla olanlardan alîndî ve hiç tarlasî olmayana verildi.Yeni sarkîlar seslendi artîk koylerimizde:
„Sîra,sîra misirler / Yasasîn komunistler”
Her köyde ,yakîn her ailede,biraz vakîtlî oldugu zaman,misafir gibi kabul edilmislerdi
Kîrîmtatar muhacirleri.Onlar için artîk Siberya yelleri esmeye baslamîstî,ruslar ve onlarîn çalîstîrmîs insanlarî,tatar,ermeni,romen,köy – koyden,ev-evden,topluiyorlardî muhacirlerimizi,”kîrîmlîlarî”.
Almanlarla beraber,Kîzîl ordunun kanlî karsîlasmasîndan korkanlar,gelmislerdi kan ve
din kardeslerine,Dobruca ya,harbin sonunu bekleyip.Artîk rus yeniyor heberlerinde,bazîlarî
romen kimligi alarak çîktîlar taa Almanya ya.Dobruca da kalanlar,birer-birer tutuklanmaya basladîlar,lagerlere yerlesip,Sibir yoluna gönderilip. Zavallîlar,aglayarak bakîyorlardî arkada kalan tatar köylerine,dökulmus ve kurban milletlerine.Ellerinde bir küçuk bokse,fakir kîyafetleri,ihtiyar,daha çok kadîn,çöcuk,iki memleket gesip bu yerlere gelmisler,umut bitmis
geri suruluyorlardî rus mahpuslerine,Sibir buzluklarîna!Kosarak arkalarîndan,merhametli annelerimiz,bir parsa ekmek,peynir,veriyortlardîlar askerler yumusak bulundukta.
Dösek ya yorgan kardesce bölenler,ayîrlîyorlardî,tarihîn baskîntîsîna.Dobrucxa tatarlarîn milliyetcileri,okumuslarî,Vatan-severleri,kurmustular bir komitet „Kîrîm yardîm Komitetî”,
30-40 ileri gelenler çalîsîyorlardî ,Necip Haci Fazîl în yonetimliginde.Komitette olanlarîn bazîlarînî biliyorum,tam hepsini bilnedigim için,soyleyemiyorum burada hic bir isim! Bunlar
koylerin imam – hatipleri idiler,muallimleri,doktorlarî,avukatlara.baylarî,seyrekte bir,çiftçi.Bir-iki romende vardî.Komitet uyelerin yarîdan fazlasî bilinecek,1952 de,
mahpuslerde cezalandîkta.
Kîrîmlî muhaciri Romanya ya yetistigi zaman,karsîlanîyiordu limanda,Kostence de,bir-iki gece dinlendikten sonra,bir tatar koyune gönderiliyorlardî.Duyduguma belli,zengin köylere,nasîl Azaplar(Tataru),Karaomer (Negru-Voda),Balaban Tatlîcak(Dolcesti),v.b.
Ileri gelenler,doktorlar,zenginler veriliyorlardî.Sanaatçîlar,gensler,vakitsiz ihtiyarlar,fakir
Köylere yerlestirilyorlardî.,nasîl Akbas(Alsbesti,Assîlar (Vânatorul). Son yîllar,1946-47,demek rus dominasyon zamanînda,Kostence ye uzak lîk kriteryosu vardî,Tulcia etrafîndaki koylerde ya sehirlerde saklanndîlar bir kas aile,nasîl Ahmet Ozenbaslî ve ailesi.Ruslarîn Kîrîmtatarlarîna „avcilik kampanyasî” surdu 1949-1950 ye kadar.Ermeni,yahudi,belkide arkalarînda tatar da vardî,türkce bilen Soviyetlerden gelenlerde vardî,yerliler belli degildiler.
Akbas hocasî,rahmetli babam Saip Veli Abdula,bu islerde bulundugu için,1945 senesinde,Kostence de cezalandî,bes kun sonra kaçîp kurtuldu.Soylediklerine göre,ermeni anketcisi,istiyormus bilmeye kim koordinateur kîrîmlîlarîn koruma islerinde.Birinci üç kun,sade dovmek korgen anketciden,ermeni oldugunu anlayîp,”ben turk degilim,ben tatarîm”
dedikten sonra, bu eziyet bitmis.Her halde,1945 yîlînda,harb surdugu zaman,ordu denismeler,karîsmîs olur,babam dondu evimize,saklanîp. Üç kun sonra,sabah,iki adam geldi evimize, asker kîyafetleri yoktu,eski rubalar almîslar koy kenarînda oturan Abdula akaydan.
Ihtyar dedem,Kurtveli hoca,annem,Mahcube,abiyim Tuli ve ben sorgulara tutulduk.Babam arka odada idi,annem „gelmedi benim beyim,yok „dedikten sonra,bemden sordular,karîsîk bir tatarcada:
-Baban nerde,soyle,sana bu renkleri veririz!”
Renkli lanterna,cep feneri yakîp,istediler beni aldatmaya(dört yasînda idim).Kulagîma annem fîsîldadî,onun kucagînda idim:”yok,yok”.O dakka,annem buyuk rol oynadî,Abdula akayga bagîrîp:
-Abdal adam,yanlîs getirdin insanlarî,cas hoca koserem de,Resat tar,dedi.
-Sersem! Çabuk oraya! Deye gittiler.
Giderken Resat abynin evine dogru,subaylarîn birisi tatarca,aslînda Kîrîm tatarcasînda,dedemle boyle konustu tabancasînî koyup yuregine:
-Ihtiyar,kart adam,eger yalan soylersen,ben vururum seni! Ver oglanînî!
-Oglumun yasîndasîn,sana baba olabilirim,dedi kîrîmtatarcasînda dedem Kurt Veli,anlayîp o adamîn kîrîmtatarî oldugunu.Oldurebilirsin beni,amma,angi baba baska turlu davranîr oz evladînîn hayatî ve serbestligi karsîsînda?
Dedemin,Allah rahmet eylesin,kozleri yasla dolu idi,beti kanlî,o yaslar akîyiorlardî onun salîsmalî izelinin ve kanîn ustunde. O zaman,subay,rus ordusunun emri altînda olan tatar askeri,çekti tabancayî ve dedi:
-Affet,babay! Affet! Mecburum,basîmda varlar!
Sonra,elini optu,manlayîna musulmanca koterîp.
Onlar evden gittiler,korkuns,fena halde bulunup zavallî koydesimiz. O dakkalarda,babamî
attîlar akrabalar arka duvardan köyun orman tarafîna,ruslar azbara girirken,komsu kopekleri babamîn izlerine sesleniyordular. Bir hafta,iki belki,ormanda kaldî,koy kenarîndaki aileler,sîra tutup,gece ekmek,ortmek,sut,peynir,babama aketmîslerdir,hele Suliman akaylar!Onlarda artîk ebedi dunyaya gestiler,Allah rahmet eylesin!
Bu arada,yardîm geldi liderimiz Necip Haci Fazîl beyden.Gece,arabasî ile,bizi,babamla beraber izak bir tatar koyune,Kobadine,akrabalarîmîza sakladî.Hatîramda,dort yasînda olsamda korkunun yanînda birde bir tren yolu kalmîs,gece karanlîklarî ve kokteki ay,butun ay,sarî ay,bizimle beraber kaçîyordu,dusman kolundan .Karanlîklar,korkunc tiren sesi,yol,
sessizlik,ay,uyandîrîcî ay,onumuzde,yanîmîzda.Böyle,ruslarda bizi,bizde ruslarî,bir kaç yîl
usun,kaybettik,aramazdaki harbte,serbest bîraktîk...
1946 da”serbest”seçimler oldu.Tatarlar,her vakit romenlerin politikalarîna dostca tatarf alîyordu,bazî aydînlarîmîz girmislerdiler onlarîn partilerine,komunist partisinde olanlar sade fakirlerdiler,ve mektepsizlerdiler.Tatarlar hazîrlandîlar seçimler için,o kunu, hatîrlîyorum bir son bahar yagmurlu kun,arabalarîna romen bayraklarî koyup,gittiler.Onlar zannettiler,evvelki seçimler gibi,dogruluk olacak!Nerde? „Kazandî” komunist partisi!
1947 yîlînda artîk basladî kovalama faaliyetleri.Duyuluyordu ,birer,birer,romenler le
Tatarlar arasînda,gece, kaldîrîlmîs olan „dusman.” Bir söz yarattîlaruslar ve komunistler,”millet dusmanî”,bu soz gayet tehlikeli sozdu,veriliyordu tehlike olan insanlara,ruslara karsî,partiye karsî, ve bu sözle tanîlmaktansa,daha iyi ölmekti.Köylerimizde,kasabaya korkudan çekilen aydînlarîmîza,bir politika surusu basladî,artîk tatarlar birlikte olamadîlar,hocanîn ve hacînîn yerini tuvarsîsî(sîgîrtmac) ve serhosu aldî.Tarlasî ve hayvanlarî çok olanlar, „kâbur „denildi,manasî,vakitli ve aynizamanda,fakirlerin dusmanî.Her koyde,bulundular,onlar devlete karsî fazla, gayet fazla, vergi vermeleri gerekti ekinlerinden. Tarlasîndan almayan ekini,satîn alîp vermeye mecbur oldular,eskiden bir dusmanlîk varsa,kuvete gelen tatar,romenden daha fena oldu! Köy,kuçuk köy,bir toplum,biliniyordu kim de nekadar altîn var,nekadar dösek,,yorgan,bir gelinin altînlarîn sayîsî ve merimerakatî (çiyizleri).Bir birlerini boylece,sattîlar ve kendi arasînda kin
Içinde yasadîlar.O yîllar,tatarlarîn çogusu kîrîmlîlarîn vesiyetlerini unutmadan,tarla,mal,hayvan,terk etip,kastîlaruzak sehirlere. (devam)
|